Menü

DUA VE BEDDUANIN TESİRLERİ

05/01/2018 - Bayan Medyum

Dua, Allah’a yalvarıştır ve bu yalvarış daima bir istek doğrultusundadır.İstekler bazen büyük ruhi varlıkları, aracı etmek suretiyle de olur.Dua’da esas, bu isteklerin kabuli için ruhi kudretin ve enerjinin aynı hedefe yönelecek şekilde seferber edilmesidir ki bu sırada büyük ruhi varlıklar da bu işe aracı yapılmışsa onların da kudret ve enerjileri buna eklenmiş olur.Dualar iyi veya kötü halinde olabilirler.Kur’an-ı Kerim de dua hakkında;

‘’ Ya Muahmmed, kullarım sana benden sorarlarsa de ki; Ben yakınım, dua edenlerin dualarını kabul ederim.Onlar da bana ibadet etsinler, ta ki, Hakk’a ve doğruya erişirler.’’( bakara 186)

‘’O halde ondan mağfiret dileyin, sonra tövbe edin.Şüphesiz ki, Rabbim çok yakın ve duaları kabul buyurandır.’’ (hud 61)

‘’İnsana bir zarar ve musibet gelirse bize dua eder.Sonra onu, tarafımızdan nimete nail etsek, bana bu ilmin ve istihkakı ile hasıl oldu der.Bekli bu, onlara fitne ve imtihandır.Lakin ekseri bunu bilmezler.’’

( zümer 49)

Dua edenin her hususta tam bir inanç, tam bir teslimiyetle halinde olmasının duasının kolaylıkla kabulüne yardımı olacağı anlaşılmaktadır.

Merhum Mehmet Hamdi yazır diyor ki ( cilt.1-syf.666)

‘’Dua eden kimsenin gönlü Allah’ın gayrisi ile meşgul olduğu müddetçe hakikaten dua etmiş sayılamaz.’’

Sürekli örneklerle hadislerle bahsettiğimiz gibi dua, her şeyden önce, ruh gücüne ve isteğin şiddetine dayanır.Müsbet ilimle bağdaştırılması kabil olmadığı düşüncesi ile bir çok kimseler tarafından tarafından faydasız bir iş olarak kabul edilen dua spittualizm ilmine göre bir insanın ulaşmak istediği bir hedefe doğru seferber olması, isteğini bütün bir ruhu bedeni ile istemesi demektir.

Eski çağlardan bu yana günümüze gelen LANETLEMEye ait bir çok kitabe ve vesikalar bulunmaktadır.Kötü temennide bulunacak kimsenin, çaurdan bir heykeli yapılarak o kişiye izafen bütün lanetlemeler o heykele yöneltilmekte ve bu suretle hedef tutulan şahsa istenne kötülük yapılabilmekteydi.Günümüzde ise buna benzer hareket ve olaylara rastlanmaktadır.

Haksız yapılan beddualar,karşı tarafa zarar vereceği yerde çok defa bu kötü temenniyi yapanları sarsar.Tıpkı, bunun gibi başkalarının felaketlerine memnun olanalrın da bir felakete uğradıkları görülmüştür.’’Gülme komşuna gelir başına’’ atasözü her atasözünde olduğu gibi atalarımızın gerçek tecrübelerinden çıkmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 + 20 =